Engelli köpeğine 10 yıldır bebek gibi bakıyor. Ayakkabı boyacısı Hüseyin kazancının yarısını ona harcıyor
Hayvan sevgisi, çoğu zaman kelimelerin ötesinde bir fedakarlık ve bağlılık hikayesi yazar. Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde yaşayan ayakkabı boyacısı Hüseyin Öztürk’ün engelli köpeği Pamuk ile olan 10 yıllık sarsılmaz bağı da tam olarak böyle bir hikaye. Kazancının neredeyse yarısını sevgili dostuna ayıran Öztürk, Pamuk’a sadece bir hayvan olarak değil, adeta kendi bebeği gibi bakarak tüm Türkiye’ye örnek bir insanlık dersi veriyor.
Pamuk’un Zorlu Başlangıcı ve Kurtuluşu
Bu dokunaklı hikaye, 10 yıl önce Alaplı sokaklarında başladı. Talihsiz bir trafik kazası sonucu bir otomobilin çarpmasıyla ağır yaralanan sokak köpeği, hayvanseverlerin merhametli elleri sayesinde hayata tutundu. Veteriner hekimler tarafından yapılan müdahale sonucu ön sağ ayağı kesilmek zorunda kalan köpek, Alaplı Belediyesi Hayvan Barınma Evi’nde tedavi ve bakım sürecini tamamladı. İşte tam bu noktada, kader ağlarını ördü ve Pamuk’un hayatına ışık tutacak o özel insan devreye girdi.
Hüseyin Öztürk: Fedakarlığın ve Koşulsuz Sevginin Adı
15 yıldır ilçe merkezinde ayakkabı boyacılığı yaparak geçimini sağlayan Hüseyin Öztürk, kalbindeki engin hayvan sevgisiyle Pamuk’u barınaktan sahiplendi. O günden bu yana, ikilinin yolları hiç ayrılmadı. Köyde yaşayan Öztürk, her sabah işe gitmek için evden çıktığında Pamuk’un onu kapıda karşılamasıyla güne başlıyor. Bu küçük ama anlamlı anlar, aralarındaki derin bağı gözler önüne seriyor.
Öztürk, kendi de bir engelli birey olarak Pamuk’un durumunu daha iyi anladığını ve ona duyduğu şefkatin daha da arttığını belirtiyor. “Hayvanları çok seviyorum. Pamuk’u barınaktan aldım, o günden beri beraberiz. Her gün düzenli olarak besliyorum, ona bebek gibi bakıyorum” sözleriyle Pamuk’a olan bağlılığını ifade ediyor. Kazancının önemli bir kısmını, yani neredeyse yarısını Pamuk’un ihtiyaçlarına ayıran Hüseyin Bey, onun beslenmesinden sağlığına kadar her şeyiyle yakından ilgileniyor.
Çevresinden Takdir Toplayan Bir İnsanlık Dersi
Hüseyin Öztürk’ün bu özverili davranışları, çevresindeki esnaf ve komşuları tarafından da takdirle karşılanıyor. İlçede esnaflık yapan Serkan Pehlivan, bu duruma şahit olanlardan biri. Pehlivan, “Hüseyin kardeşimiz engelli bir köpeğe yıllardır sahip çıkıyor. Kazancının bir kısmını onun için harcıyor. Kendisi gerçekten çok iyi ve yardımsever bir insan” diyerek Hüseyin Bey’in merhametli kişiliğini ve hayvanlara olan düşkünlüğünü vurguluyor. Bu sözler, Hüseyin Öztürk’ün sadece Pamuk için değil, tüm toplum için bir ilham kaynağı olduğunu gösteriyor.
Sonuç: Sevginin Gücü ve Hayvan Hakları Bilinci
Hüseyin Öztürk ve Pamuk’un hikayesi, sevginin, bağlılığın ve fedakarlığın ne denli güçlü olabileceğini bir kez daha kanıtlıyor. Bu hikaye, sadece bir ayakkabı boyacısının engelli köpeğine gösterdiği özel ilgiden ibaret değil; aynı zamanda toplumumuzda hayvan hakları bilincinin ve sokak hayvanlarına yönelik sorumluluğun ne kadar değerli olduğunu da bizlere hatırlatıyor. Pamuk’un gözlerindeki minnet, Hüseyin Bey’in kalbindeki şefkat ve bu ikilinin birbirine olan bağlılığı, hayatın zorluklarına rağmen umudun ve insanlığın hala var olduğunu gösteren ışık saçan bir örnek teşkil ediyor.
Yorum gönder