Dededen kalma mesleğini eşiyle birlikte yapıyor: ”3 çocuğumu bu iş sayesinde okuttum”
Düzce’nin hareketli sokaklarında, modern çağın hızına inat, unutulmaya yüz tutmuş bir zanaatın ateşi yanmaya devam ediyor. Umut ve Elmas Çakır çifti, dedelerinden miras kalan kalaycılık mesleğini, seyyar tezgahlarında mahalle mahalle gezerek yaşatıyor. Bu özverili çift, sadece bakır kapları kalaylamakla kalmıyor, aynı zamanda bir geleneği, bir kültürü ve sağlıklı yaşam bilincini yeni nesillere aktarıyor.
Unutulmaya Yüz Tutan Bir Sanat: Seyyar Kalaycılık
Çakır çifti, 52 yaşındaki Umut Çakır ve 45 yaşındaki eşi Elmas Çakır, sabit bir dükkan yerine Düzce’nin cadde ve sokaklarını mesken tutmuş durumda. Kendi araçlarıyla kenti karış karış dolaşan çift, uygun buldukları her alana tezgahlarını kuruyor. Bu mobil atölyede, Elmas Çakır taşınabilir körükle ateşi harlarken, kalay ustası Umut Çakır ise vatandaşların getirdiği yıpranmış bakır kaplara geleneksel yöntemlerle yeniden hayat veriyor. Umut Çakır, dedesinden ve babasından miras aldığı bu mesleği sürdürmenin gururunu yaşadığını belirterek, “Bakır, çelik hepsini kalaylıyoruz” sözleriyle işine olan bağlılığını ifade ediyor.
Sağlık İçin Bakır, Gelenek İçin Kalay
Bakır kapların kullanımının sağlık açısından önemine dikkat çeken Umut Çakır, bu ürünlerin yılda en az bir kez kalaylanması gerektiğini vurguluyor. “Aksi takdirde zehirlenme riski oluşabilir. Eskiler hep bakır kaplarda yemek yerdi, bakır her zaman sağlıklıdır” diyerek, bakırın insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini hatırlatıyor. Eşi Elmas Çakır da bu görüşü destekleyerek, evinde plastik ürün kullanmadığının altını çiziyor ve vatandaşları bakır kullanımına geri dönmeye davet ediyor: “Alüminyum, teflon ve plastik gibi ürünler çok sağlıksız.” Çakır çifti, kalaycılığın sadece bir meslek değil, aynı zamanda sağlıklı bir yaşam biçiminin de anahtarı olduğunu gösteriyor.
Bir Mesleğin Geleceği ve Ailenin Azmi
Ne yazık ki, kalaycılık gibi geleneksel meslekler yeni nesillerin ilgisizliği nedeniyle kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya. Umut Çakır, “Artık kimse kalaycı olmak istemiyor. O yüzden çocuklarımızı da bu mesleğe alıştırmaya çalışıyoruz” sözleriyle bu endişesini dile getiriyor. Ancak çiftin azmi takdire şayan. Mahalle mahalle, köy köy gezerek insanlara ulaşan Umut ve Elmas, sıcak bir ilgiyle karşılanıyor ve bu sayede “dededen kalma hatıra kaplar” yeniden gün yüzüne çıkıyor. Elmas Çakır’ın “Bu işi de severek yapıyorum. 3 çocuğumuzu bu meslek sayesinde okuttuk” ifadeleri ise, bu zorlu ama onurlu mesleğin bir ailenin hayatına nasıl dokunduğunun en güzel kanıtı. Onlar sadece bakır kapları değil, aynı zamanda ailelerinin geleceğini ve bir geleneği de kalaylıyorlar.
Sonuç
Umut ve Elmas Çakır çifti, Düzce’de yaşattıkları kalaycılık mesleğiyle sadece bir zanaatı değil, aynı zamanda kültürel bir mirası ve sağlıklı yaşam felsefesini de gelecek nesillere taşıyor. Dedelerinden devraldıkları bu değerli mesleği, modern dünyanın zorluklarına rağmen büyük bir azim ve sevgiyle sürdüren Çakır ailesi, 3 çocuklarını bu sayede okutarak, geleneksel el sanatlarının sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda onurlu bir yaşam biçimi olabileceğinin en güzel örneğini sergiliyor. Onların hikayesi, kaybolmaya yüz tutan değerlerimize sahip çıkmanın ve aile mirasını yaşatmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Yorum gönder