Gündem

Süt ve Süt Ürünlerine Büyük Zam Endişesi

Son bir yıl içerisinde yem ve ilaç fiyatları başta olmak üzere girdi maliyetleri yüzde 100’ün üzerinde artış gösteren hayvancılık sektöründe, hem üreticiler hem de vatandaşlar olumsuz yönde etkilenmeye devam ediyor.

Son yıllarda kredi-borç-icra döngüsü girdabı içerisinde olan ve devletten beklediği desteği alamayan süt üreticileri, işin içinden çıkabilmek için hayvanlarını kesime göndermeye başlamasıyla birlikte süt ve süt ürünleri fiyatlarında artışlara sebep oldu.

Her platformda hayvancılık sektörünün yaşadığı sıkıntıları gündeme taşıyan CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, önlem alınmadığı takdirde özellikle önümüzdeki süreçte süt üretimini önemli oranda düşeceğini ve süt ile süt ürünleri fiyatlarının astronomik rakamlara ulaşacağını dile getirdi.

‘ÖNLEM ALINMAZSA SADECE RÜYAMIZDA GÖRÜRÜZ’

Başevirgen,

“Geçen sene 6-7 lira civarında olan ambalajlı 1 litre pastörize sütü bugün itibarıyla ortalama 14 liraya tüketiyoruz. Yaz aylarında 1 litre pastörize sütün 20 liranın üstünde fiyatlarla tüketileceğini şimdiden söyleyebiliriz”

Tabii buna bağlı olarak ta yoğurt, peynir ve tereyağı gibi süt ürünlerini de yaklaşık yüzde 40 oranında zamlı tüketeceğiz. Eğer önlem alınmazsa önümüzdeki aylarda süt ve süt ürünlerini sadece rüyalarımızda göreceğiz”

diye konuştu.

YEM FİYATLARINDAKİ ARTIŞ DURDURULAMIYOR

Hayvancılık sektörünün en önemli girdi maliyetinin yem olduğunu söyleyen CHP’li Başevirgen, geçen çuvalı 80 lira olan yemin bu yıl 300 liraya yükseldiğini, fiyatlardaki artışın halen daha durdurulamadığını ifade etti.

Hayvancılık sektörünün sürdürülebilir olmaktan çıktığının altını çizen Başevirgen, “Nasıl sürdürülebilir olmasını bekleyebiliriz ki? Yem fiyatları geçen seneye göre yüzde 300 artmış. Yem üreten firmalar hammaddenin, hayvan sahipleri artan yem fiyatlarında şikayetçi” dedi.

Sektörde oluşan sıkıntılara karşılık piyasayı düzenlemekle görevli Toprak Mahsulleri Ofisi ise tek çareyi ithal yapmakta görüyor” diyen Başevirgen,

“Mesela 5 bin liraya mal ettiği ithal arpanın tonunu 2 bin 500 liraya sanayiciye vererek fiyatları tutmaya çalışıyor. Ancak oluşan milyarlarca lira görev zararına rağmen yem fiyatlarındaki artış yine de durdurulamamakta” diye konuştu.

“Çünkü sektörde adam akıllı yürütülen bir politika yok. Maliyetler katlanarak artmışken ellerine geçen paradan kimse memnun değil. Eğer böyle giderse vatandaşımız eti ve et ürünlerini raflarda değil, hayallerinde görmeye başlayacak” dedi.

VERİLEN DESTEK YETERSİZ

Hayvancılık sektöründe artan girdi maliyetlerinin sadece et ve et ürünleri fiyatlarını değil, süt ile süt ürünleri fiyatlarını da olumsuz yönde etkilediğini belirten Başevirgen, ne Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı çiğ süt fiyatının ne de devletin verdiği 1 liralık desteğin süt üreticilerini kurtarmadığını ifade etti.

Ulusal Süt Konseyi ile devletin verdiği desteğin toplamıyla süt üreticisinin bir kilo yem alamadığının altını çizen Başevirgen,

“Ulusal Süt Konseyi, çiğ süt referans fiyatını litre başına 5 lira 70 kuruş, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen destekleme primi ise litre başına 1 lira olarak belirlendi. Şu anda üreticinin çoğu bu fiyatlarında altında bedellerle sütünü satmaktadırlar”

“Normal olarak süt üreticilerinin açıklanan fiyatlarla 1 litre süt fiyatına 1 kilo yem alması gerekiyor. Ama durum böyle değil” diyen Başevirgen,

“Yani üretici bırakın kar etmeyi maliyetlerini bile karşılayamamaktadır. Zaten üreticiye vaat edilen 1 liralık destekten birçok üreticimiz ya hiç faydalanamamakta ya da aylar sonra alabilmekte” diye konuştu.

ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİ SIRALADI

Başevirgen, alınması gereken önlemleri şu şekilde sıraladı:

  • Bakanlık zaman kaybetmeden ve işin tüketici ayağını da unutmadan süt piyasasını yeniden düzenlemelidir. Aksi halde üretimden vazgeçen ineklerini kesime gönderen yetiştiricilerimizin önünü alamayız. Bu durum yem, et ve süt sektöründe telafisi mümkün olmayacak sonuçlar doğuracaktır.
  • Süt/yem paritesini destek primi hariç asgari 1,2 seviyesine çekmeli. Yani yemin kilosu 6 lirada sabitlenebilecekse 1 litre çiğ sütün fiyatı 7,2 lira yapmalıdır.
  • 1 Mart 2022 tarihinden geçerli olan 1 liralık destek priminin şimdiye kadar ödenmemiş geçmiş dönemleri de kapsamalı, verilecek desteğin tüm yetiştiricileri kapsayacak şekilde kolaylaştırılmasını sağlamalıdır.
  • TMO tarafından sanayiciye verilen sübvansiyonlu arpa, buğday ve mısır uygulaması kaldırılmalı ve bu ödeneğin yem desteği olarak direk yetiştiriciye verilmesini sağlamalıdır.
  • Kaba yem kaynaklarının artırılması için yem bitkisi ekimi yapanlara ilave destekler vermelidir.
  • Damızlık hayvancılık desteklerini sadeleştirilmeli ve destek miktarını artırılmalıdır.
  • Yetiştiricilerimizin akaryakıt, elektrik, su, işçilik ve nakliye gibi işletme giderlerini ayrıca sübvanse etmelidir.”

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu