Sular altında kalacak mezarlık taşınıyor, acılı baba gözyaşlarıyla içinde bekliyor

Sular altında kalacak mezarlık taşınıyor, acılı baba gözyaşlarıyla içinde bekliyor

Bolu’da yapımı büyük ölçüde tamamlanan Tekke Barajı, bölgeye içme suyu ve tarımsal sulama imkanları sunarken, beraberinde büyük bir dramı da getiriyor: Sular altında kalacak Tekkedere köyündeki mezarlıkların taşınması. Bu zorlu süreç, özellikle evladını 18 yıl önce kaybeden bir babanın, tazelenen acılarıyla yürekleri dağlayan anlara sahne oluyor. Kalkınma adına atılan bu adımlar, bazen insan hayatında derin ve kalıcı izler bırakabiliyor.

Tekke Barajı: Bölgesel Kalkınmanın Sembolü

Bolu’nun merkezine bağlı Tekke köyleri mevkiinde, Köroğlu Çayı üzerinde yükselen Tekke Barajı, 2014 yılında başlayan inşaat sürecinde %90’lık tamamlama oranına ulaştı. Hedeflenen 2026 yılı sonu itibarıyla su tutmaya başlayacak olan baraj, Yeniçağa, Gerede ve Dörtdivan ilçelerine kesintisiz içme suyu sağlayacak. Aynı zamanda, modern bir arıtma tesisiyle desteklenecek bu proje, bölgenin içme suyu ihtiyacını uzun vadede güvence altına alacak.

Barajın Teknik Özellikleri ve Faydaları

76,50 metre yüksekliğe sahip Tekke Barajı, 56 milyon metreküp su tutma kapasitesiyle dikkat çekiyor. Bu devasa su kütlesi, sadece içme suyu sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda 148 bin dekarlık geniş bir tarım arazisinin sulanmasına da olanak tanıyacak. Böylece bölgedeki tarımsal verimliliğin artırılması ve çiftçilerin daha modern sulama yöntemlerine geçiş yapması hedefleniyor. Baraj, bölgesel ekonomi ve yaşam kalitesi üzerinde olumlu etkiler yaratması beklenen stratejik bir yatırım olarak öne çıkıyor.

Sular Altında Kalacak Bir Köy ve Kabir Nakli Süreci

Tekke Barajı’nın su tutmaya başlamasıyla birlikte, Tekkedere köyünün Devren Mahallesi tamamen sular altında kalacak. 45 haneli bu mahallede yaşayanlar, kendileri için belirlenen yeni bir köy alanına taşınmayı beklerken, mahallenin yaklaşık 180 kabirden oluşan mezarlığı da aynı kaderi paylaşıyor. Müteahhit firma tarafından yürütülen kabir nakli işlemleri, büyük bir hassasiyetle gerçekleştiriliyor. İş makineleriyle kazılıp toprak altından çıkarılan naaşlar ve kemikler, belirlenen yeni bir mezarlık alanında yeniden toprağa veriliyor. Köy sakinleri, bu zorlu ve hüzünlü süreci yakından takip ederek, kaybettikleri yakınlarının ebedi istirahatgahlarının yeni yerine taşınmasına şahitlik ediyor. Bu süreç, sadece fiziksel bir nakil değil, aynı zamanda derin bir duygusal yükü de beraberinde getiriyor.

Acılı Babanın Gözyaşları: “Aynı Acıları Tekrar Yaşıyoruz”

Bu hüzünlü taşınma sürecinin en dokunaklı anlarından birini, Tekkedere köyü muhtarı Metin Baykal yaşıyor. 2008 yılında, henüz 9 yaşındayken kanser hastalığına yenik düşen oğlu Erdinç Baykal’ın mezarı başında gözyaşları içinde bekleyen Baykal, oğlunun toprak altından çıkarılan kemiklerini büyük oğluyla birlikte özenle çuvala koydu. Bu anlar, Baykal’ın 18 yıl önceki acısını yeniden tazeledi. Yüreğindeki tarifi imkansız acıyı dile getiren Baykal, “Aynı acıları, o gün yakının ölünce yaşanan acıları tekrar yaşıyoruz. Kemik arıyoruz, kafatası arıyoruz. Tabii insanlar sadece bakıyor, görüyor ama biz aynı şeyi tekrar yaşıyoruz. Allah’ım kimseye yaşatmasın” sözleriyle yaşadığı derin üzüntüyü ifade etti.

Aile Bağlarının Kopuşu ve Yeni Mezarlık Arayışı

Metin Baykal, sadece oğlunun değil, 18 yaşında kaybettiği ağabeyinin mezarının da kazıldığını belirterek, baraj projesi nedeniyle ailelerinin darmadağın olduğunu ve pek çok cenazelerini Bolu’ya defnetmek zorunda kaldıklarını ekledi. “Darmadağın olduk. Barajdan dolayı biz Bolu’da 50-60 tane cenazemizi defnettik. Mezarlık diye bir yer gösterdiler, oraya taşıyoruz artık” sözleri, bu büyük projenin insan hayatında yarattığı parçalanmayı ve belirsizliği çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Bu taşınma, sadece fiziksel bir yer değişimi değil, aynı zamanda derin bir duygusal yıkım ve aile bağlarının zorla yeniden şekillenişi anlamına geliyor.

Sonuç: Kalkınma ve İnsan Hikayeleri

Tekke Barajı projesi, bir yandan ülkenin kalkınma hedeflerine hizmet ederken, diğer yandan da insan hayatına dokunan, acı ve hüzün dolu hikayeler yaratıyor. Bölgeye su ve yaşam getiren bu büyük mühendislik harikası, Tekkedere köyü sakinleri ve özellikle Metin Baykal gibi evlat acısıyla sınanmış insanlar için, geçmişle bağların koparıldığı, anıların yeniden şekillendiği zorlu bir süreci ifade ediyor. Gelişimin kaçınılmaz bedellerinden biri olan bu taşınma, modernleşmenin insan ruhunda bıraktığı derin izleri bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu hikaye, ilerlemenin sadece rakamlardan ibaret olmadığını, her projenin ardında unutulmaması gereken insan hikayeleri olduğunu ve bu hikayelerin bazen gözyaşlarıyla yazıldığını hatırlatıyor.

Yorum gönder