Defalarca kez ölümden döndü, 5 domdom kurşunuyla yaşıyor! "Öldüm sandılar, hareket edince kaçtılar"
Defalarca Ölümden Döndü: 5 Domdom Kurşunuyla Yaşayan Mehmet Övet’in İnanılmaz Hayat Hikayesi
Muğla’nın gözde tatil beldesi Marmaris’te yaşayan 47 yaşındaki Mehmet Övet’in hayatı, adeta bir film senaryosunu andırıyor. Sayısız kez ölümle burun buruna gelen, ancak her seferinde hayata sımsıkı tutunmayı başaran Övet, vücudunda taşıdığı beş domdom kurşunuyla bile yaşam azmini yitirmeyen nadir insanlardan biri. Bu yazımızda, Mehmet Övet’in akıl almaz direniş ve hayatta kalma mücadelesinin detaylarına inerek, onun ilham veren hikayesini sizlere aktaracağız.
Çocukluktan Gelen Mücadele: Ölümle İlk Randevular
Mehmet Övet’in ölümle tanışması henüz 7 yaşındayken başladı. Yat Limanı’nda, Rodos’tan gelen gemilerin altına dalmak çocukluk merakıydı. Ancak bu masum oyun, 9 metre derinde teknenin paletlerine yapışan midye kabuklarının vücudunu kesmesiyle kabusa dönüştü. Kalbi duran küçük Mehmet’i, vatandaşlar mucizevi bir şekilde dipten çıkardı ve oradaki bir doktor, kalbini yeniden çalıştırdı. Övet, o an yaşadığı şoku “O şokla oradan hemen kaçtım” sözleriyle dile getiriyor.
Aynı yaşlarda bir başka talihsizlik daha yaşadı. Ailesinin oturduğu evin 7 metrelik korkuluksuz terasında oynarken dengesini kaybedip kafa üstü yere çakıldı. Dört gün boyunca yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren Mehmet, sonunda gözlerini açarak hayata bir kez daha “merhaba” dedi.
Elektrik ve Yükseklik Korkusu Tanımayan Hayat
İlkokuldan sonra eğitimine devam etmeyip bir elektrik firmasında çalışmaya başlayan Mehmet Övet, 1991 yılında asansör tamiri sırasında elektrik akımına kapıldı. Hayati fonksiyonlarını yitiren genç adam, doktorların çabasıyla bir kez daha hayata döndürüldü. O anları gülerek anlatan Övet, “Öldüm sandılar sonra hareket edince hepsi korkup kaçtılar” diyerek yaşadığı absürt durumu özetliyor.
İyileşmesinin ardından elektronik sektöründe eğitimler alan Övet, yüksekten düşme tehlikeleriyle de sık sık karşılaştı. Kapalı çarşı içinde çanak anten takarken 9 metreden beton zemine yüzüstü düştü. Tedavisinin ardından işinin başına dönen Övet, sadece 11 ay sonra yine Kordon Caddesi’nde benzer bir kaza geçirdi. Çürümüş bir korkuluğun kırılmasıyla 3 katlı apartmandan düşerek önce bir iş yerinin tentesine, ardından kaldırıma kafa üstü çakıldı. Vücudundaki kırıklar iyileştikten sonra işine geri dönen Övet, iki yıl sonra yine bir elektronik cihazı kontrol ederken elektrik akımına kapıldı. Elemanının yardımıyla kurtuldu ve kısa bir tedavi sonrası hayatına kaldığı yerden devam etti.
Domdom Kurşunlarıyla Gelen Dönüm Noktası
Hayatını sayısız iş ve trafik kazasıyla geçiren Mehmet Övet’in en dramatik anlarından biri 2008 yılında yaşandı. Öğle yemeği siparişi verdiği köftecinin ustasıyla yaşadığı tartışma sonucunda pompalı tüfekle vuruldu. Vücuduna isabet eden 15 domdom kurşunuyla hayati fonksiyonları duran Övet, yine doktorların mucizevi müdahalesiyle hayata döndürüldü. Tam 60 gün özel bir hastanenin yoğun bakımında kaldı. Geçirdiği ameliyatlarda 10 kurşun vücudundan çıkarıldı ancak kasıklarında kalan 5 domdom kurşunuyla ömür boyu yaşamak zorunda kaldı.
Trafik Kazaları ve Sonrası: Yüzde 79 Engelli
2014 yılında işinden evine dönerken motosikletine Yeni Datça Yolu’nda 110 kilometre hızla gelen lüks bir yolcu minibüsü çarptı. Akciğerlerinde hasar, vücudunda kırıklar, beyninde ödem oluşan ve bağırsağı ameliyatla alınan Övet, bir kez daha hayati fonksiyonlarını yitirdi. Sağlık görevlileri onu yedinci kez yaşama döndürmeyi başardı. Yoğun bakımda tam 78 gün kaldıktan sonra hayata gözlerini açan Mehmet Övet, bu kazanın ardından “yüzde 79 engelli” raporu alarak malulen emekli oldu.
Emekli olmasına rağmen hayat mücadelesi bitmedi. Dükkanını kapatıp sahilde mısır tezgahı işletmeye başladı. Motosikletiyle Marmaris barlar sokağındaki azmağa uçtuğunu ve en son 70 kilometre hızla gelen bir motorun çarpması sonucu koluna 8 dikiş atıldığını anlattı.
Yaşama Azmi: Bir Talihsizlik Değil, Şans Hikayesi
Çevresindekilerin “Hala ölmedin mi sen, bu kaçıncı kaza?” diye takıldığı Mehmet Övet, yaşadıklarını bir talihsizlik olarak değil, bir şans olarak görüyor. “Hala hayattayım yaşıyorum demek ki daha nasibimizde yiyecek ekmeğimiz varmış” sözleriyle hayata olan bağlılığını ve pozitif bakış açısını ortaya koyuyor. Mehmet Övet’in hikayesi, insan ruhunun ne denli güçlü olabileceğini, yaşam azminin her zorluğun üstesinden gelebileceğini kanıtlayan eşsiz bir örnek teşkil ediyor. Onun bu inanılmaz direnişi, hepimize ilham vermeye devam edecek.
Yorum gönder