Cumhurbaşkanı Erdoğan: G-20’yi daha fazla sorumluluk üstlenmeye davet ediyorum
Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Johannesburg kentinde düzenlenen G20 Liderler Zirvesi, dünya ekonomisinin karşı karşıya olduğu çetin sınamaların masaya yatırıldığı kritik bir platform oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, zirvede yaptığı konuşmada, özellikle düşük gelirli ülkelerin artan borç yükü, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinden sapmalar ve küresel ticaretin zayıflayan rolü gibi konulara dikkat çekerek, G20 ülkelerini daha fazla sorumluluk üstlenmeye davet etti. Erdoğan’ın vurguları, kapsayıcı ve adil bir küresel ekonomik düzenin inşası için uluslararası işbirliğinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
Küresel Borç Yükü ve Eşitsizliklere Dikkat Çekildi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, Birleşmiş Milletler’in 2025 Borç Raporu’na atıfta bulunarak, 3,4 milyar insanın yaşadığı ülkelerde faiz ödemelerinin sağlık ve eğitim harcamalarını geride bıraktığı çarpıcı gerçeğini dile getirdi. Bu durumun, özellikle düşük gelirli ekonomileri yüksek finansman maliyetleri ve daralan mali alan arasında sıkıştırdığını belirtti. Erdoğan, bu ülkeler için borç yeniden yapılandırma süreçlerinde adil ve eşit muameleye dayalı bir yaklaşımın benimsenmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Türkiye’nin G20 ortak çerçevesi kapsamında Gana ve Etiyopya’nın borçlarının yeniden yapılandırılmasına sunduğu katkı, bu alandaki somut adımların bir göstergesi olarak sunuldu.
Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve Azalan Yardımlar
2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin temelini oluşturan “kimseyi geride bırakmama” taahhüdüne rağmen, dünya genelinde her on kişiden birinin hala aşırı yoksullukla mücadele ettiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel kalkınma yardımlarının alarm verici bir şekilde azaldığını ifade etti. 2024’te yüzde 9 azalan yardımların, 2025’te yüzde 17’lere varan düşüşler görmesinin beklendiği bu durumun, özellikle Afrika kıtası için büyük kayıplara işaret ettiğini söyledi. Türkiye’nin “komşusu açken tok yatmayan” anlayışıyla hareket ettiğini ve resmi kalkınma yardımlarını 2023’te 6,8 milyar dolardan 2024’te 7,4 milyar dolara çıkardığını belirten Erdoğan, bu yardımların tek başına yeterli olmadığını, en az gelişmiş ülkelerde yerel kaynakların harekete geçirilmesiyle sürdürülebilir finansman modellerinin geliştirilmesinin önemini vurguladı.
Ticaretin Küresel Büyümedeki Rolü ve Yeniden Canlanma İhtiyacı
Küresel finans krizi öncesinde ticaretin küresel büyümenin en güçlü motoru olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kriz sonrası dönemde bu tablonun köklü biçimde değiştiğini ifade etti. 1987-2007 döneminde yıllık ortalama yüzde 7 artan dünya ticaretinin, 2008-2014 döneminde yüzde 3’lere gerileyerek küresel büyümeye katkısının belirgin şekilde zayıfladığını belirtti. Erdoğan, günümüzde küresel ticaretin yeniden canlanması için daha köklü bir uluslararası işbirliğine, yeni politika araçlarına ve sürdürülebilir tedarik zincirlerine ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi. Uluslararası ticaret kurallarının kalkınmayı destekleyecek biçimde güçlendirilmesi ve Dünya Ticaret Örgütü’nün özel ve lehte muamele ilkesine bağlılığın teyit edilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin Konumu ve Borç Yönetimi Yaklaşımı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelinde toplam borçluluk oranının küresel hasılanın yüzde 324’üne ulaşmasına karşın, Türkiye’de bu oranın yüzde 89 seviyesinde seyrettiğine dikkat çekti. Bu göreceli olarak düşük borçluluk düzeyinin, Türkiye’ye hem yapısal dönüşümü hızlandırmak hem de yatırımlar için ilave kaynak ayırmak adına önemli bir mali alan sağladığını belirtti. Erdoğan, bu imkana sahip olmayan düşük gelirli ekonomilerin sıkışmışlığına vurgu yaparak, Türkiye’nin G20 içindeki yapıcı rolünü sürdüreceğini ve kimsenin geride bırakılmadığı daha kapsayıcı bir küresel ekonomi inşasında tüm G20 üyelerini daha fazla sorumluluk almaya davet ettiğini yineledi.
Sonuç
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın G20 Zirvesi’ndeki konuşması, dünya genelindeki derinleşen ekonomik eşitsizlikler, artan borç yükü ve zayıflayan küresel ticaret dinamiklerine karşı acil eylem çağrısı niteliğindeydi. Türkiye’nin kendi kalkınma yardımlarını artırma ve borç yapılandırma süreçlerine destek verme taahhüdüyle birlikte, tüm G20 ülkelerinin daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bir küresel ekonomik düzen için ortak sorumluluk alması gerektiği mesajı güçlü bir şekilde verildi. Bu çağrı, küresel dayanışmanın ve işbirliğinin, karşılaşılan zorlukların üstesinden gelmede vazgeçilmez olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Yorum gönder